LALE DEVRİ İSTANBUL’UNDA PADİŞAH BAHÇELERİNİ ANLATAN MANZUM BİR ESER: HIFZÎ VE MESÂİR’İ Yunus KAPLAN

Clicks: 1
ID: 322191
2017
Article Quality & Performance Metrics
Overall Quality
Not rated
Combines reader engagement with the AI quality analysis. This article has not been analysed, so there is no overall score — reader engagement is measured and shown alongside.
AI Quality Assessment
Not analyzed
Readership in this journal

Ranked #77 of 103 articles by views in Mecmua

Most read Least read

Bar heights use a square-root scale.

Mint this article as an NFT
Not yet minted

Create a permanent, verifiable on-chain record of this article on the Scimatic Network. The NFT is held in your Journament account, and you can withdraw it to your own wallet at any time.

5 SUSD one-off · no wallet required
Abstract
Dîvân şairleri sanatlarını şekillendirirken içinde yaşadıkları coğrafyaya kayıtsız kalmamışlar, çeşitli vesilelerle yerleşim yerlerinin sahip olduğu bazı özellikleri şiirlerine aksettirmişlerdir. Bu kullanımlar neticesinde klâsik Türk şiirinde şehrengiz, bilâdiyye, sâhil-nâme gibi şehirleri konu edinen bazı nazım türleri doğmuştur. Konusunu coğrafi unsurların teşkil ettiği bir diğer nazım türü de çeşitli bahçe ve mesîre yerlerinin anlatıldığı mesâirlerdir. Elimizde şimdilik iki örneği bulunan bu şiirlerde, İstanbul’daki çeşitli bahçe ve mesîre yerleri anlatıldığı için bu türü İstanbul’a münhasır bir nazım türü olarak nitelemek mümkündür. Klâsik Türk edebiyatında mesâir türünün bilinen ilk örneğini 18. yüzyıl şairlerinden Vahyî-zâde Şeyh Feyzullah Efendi kaleme almıştır. Kasîde nazım şekliyle ve 43 beyit olarak söylenilen bu şiirde, İstanbul’daki 54 mesîre yerinin tavsifi yapılmıştır. Bu türdeki ikinci örnek ise şimdiye kadar varlığı bilinmeyen ve aynı zamanda bu çalışmanın da konusunu teşkil eden 18. yüzyıl şairlerinden Hıfzî’ye ait olan mesâirdir. Şimdilik elde tek nüshası bulunan ve Der-Beyân-ı Mesîregâh-ı Hümâyûn başlığını taşıyan bu şiir, 61 beyit olup kıt’a nazım şekliyle söylenmiştir. Hıfzî, Feyzullah Efendi’den farklı olarak bu şiirinde sadece padişahlara mahsus olan ve has bahçe olarak adlandırılan mesire yerlerinin ve kasırların tavsifini yapmıştır. Bu çalışmada edebiyatımızda örneğine çok az rastlanan mesair türü hakkında bazı bilgiler verildikten sonra, Hıfzî’nin Mesâir’inin şekil ve muhteva özellikleri üzerinde durularak metnin çevriyazısına yer verilecektir.
Reference Key
imported_1784923466_6a63c54a50809 Use this key to autocite in the manuscript while using SciMatic Manuscript Manager or Thesis Manager
Authors Yunus Kaplan
Journal Mecmua
Year 2017
DOI
10.18026/cbayarsos.298093
URL
Keywords Keywords not found

Citations

No citations found. To add a citation, contact the admin at info@scimatic.org

No comments yet. Be the first to comment on this article.